Vergiden kaçınma hakkında son yıllarda çokça soru alıyoruz. Mükellef ve danışanlarımızla konuşurken bu konuyla ilgili ciddi derecede yanlış anlaşılmaların da olduğunu görüyoruz. Bu yazıda vergiden kaçınmanın ne olduğunu açıklayacak, merak edilen soruları yanıtlayacak ve yanlış bilgileri düzeltmeye çalışacağız.

Vergiden kaçınma nedir?

Verginin hassas bir konu olduğunu iş yapan herkes bilir. Ve vergi dendiğinde akıllarına hemen yaptırımlarla cezalar da gelir. Bu nedenle vergiden kaçınma terimi insanları biraz korkutuyor. Fakat bu endişeler yersiz. Çünkü vergiden kaçınma yanlış bir uygulama veya bir suç değil.

Vergiden kaçınma, isminden de çıkartılabileceği gibi daha az vergi ödemeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Bunun çeşitli yöntemleri bulunuyor. Bu yöntemlere sonraki başlıklarda değineceğiz. Ama öncelikle akıllarda canlanan endişeleri giderelim. Bunların en başlıcası vergi kaçırma ile karıştırılması.

Vergiden kaçınma ve vergi kaçırma arasındaki fark nedir?

Vergiden kaçınma yaklaşımı; kanunların sağladığı hakları kullanarak, yani yasal şekilde daha az vergi ödemeye odaklanır. Vergi kaçırma ise kanuni sınırların dışında uygulamalardan doğar ve tabi ki suçtur. Birer basit örnekle açıklayalım;

Bildiğimiz gibi alışverişlerde düzenlenen faturalar bir şirketin gelir ve giderlerini belgelemekte ve dönem karları bu belgelere göre hesaplanmakta. Herhangi bir alışverişin sonucunda fatura kesilmeden ödeme alınması ise satıcı tarafın karının düşük görünmesine, dolayısıyla da daha az vergi hesaplanmasına yol açar. Veya satıcının alıcıya gerçek tutarın üstünde fatura kesmesi de alıcının giderlerini yüksek gösterip yine daha az vergi hesaplanmasına neden olur. Her iki durum da kötü niyetli olup devletin daha az vergi toplamasıyla sonuçlanır. Bunun adı vergi kaçırmaktır ve suçtur.

blank

Diğer yanda; sene başında bir iş yaptınız ve faturasını gönderdiniz. Fakat yıl sonu yaklaştı ve ödemenizi alamadınız. Faturayı kestiğiniz için bu işlem gelir hanenize işler ve karınız tahsilatları baz alarak hesaplayacağınız seviyeden daha fazla görünür. Bu durumda hiçbir şey yapmazsanız tahsil edemediğiniz alacağınızın vergisini ödemek durumunda kalırsınız. Fakat bu miktarı vergi matrahından düşmenizin bir yolu var. Şüpheli alacak olarak karşılık ayırmak.

Gördüğünüz gibi vergiden kaçınma ve vergi kaçırma arasında çok büyük bir fark var. Vergi kaçırma yönünde işlemler haksız rekabet yaratır. Vergiden kaçınmanızı sağlayan uygulamalar ise bütün mükelleflerin kullanabileceği haklardır. Bu nedenle gönül rahatlığıyla vergiden kaçınabilirsiniz.

Bu noktada ülkemizdeki eksik, mükelleflerin haklarını tam olarak bilmemesidir. Güncel mevzuatı takip etmenin zor olması ve zaman alması da önemli bir etken. Bu konuda tavsiyemiz deneyimli mali müşavirlerden destek almanız.

Vergiden kaçınma yöntemleri

Vergiden kaçınarak ödeyeceğiniz vergi miktarını düşürmenin birçok yolu var. Bazı yöntemler tüm mükelleflerin uygulayabileceği cinsten, bazıları ise yapılan işin niteliği veya büyüklüğüyle orantılı. Biz bu başlıkta en çok başvurulan yöntemleri ele alacağız.

Sektörünüze ve size özel vergiden kaçınma fırsatlarını tespit etmek isterseniz bize ulaşıp destek talep edebilirsiniz.

Şimdi en sık kullanılan vergiden kaçınma yollarını listeleyelim.

Amortismanda azalan bakiye kullanmak

Amortisman, yani demirbaşların eskime payı standart olarak senelere eşit şekilde bölünerek düşülür. Fakat dilerseniz bunu azalan bakiyeler usulünce düşebilirsiniz. Bu size ilk senelerde daha yüksek amortisman gideri düşme şansı tanır.

Toplamda aynı miktarda amortisman düşecek olsanız da bu yöntemle vergiyi erteleyip nakdi daha fazla elinizde tutmuş olursunuz. Ayrıca enflasyon etkisini de hesaba kattığımızda aynı miktarda parayı daha geç ödemek avantaj olarak görülebilir.

İndirilebilir giderleri net belirlemek

Birçok firma hangi giderleri vergiden düşebileceğini veya gider kalemlerindeki sınırlarını net bilmiyor. Bu konuda uzmanlaşmak önemli miktarda harcamanın vergiden düşülebilmesine olanak tanır. Önemli kalemler olsa da burada bahsettiğimiz sadece yemek, kırtasiye gibi genel giderler değil.

Örneğin müşterileriniz için bir etkinlik düzenleyeceksiniz fakat etkinlik için yapılacak harcamaların bir kısmı kabul edilebilir giderleriniz dahilinde değil. Bu durumda bu etkinliğin organizasyonunu bir etkinlik firmasına devredip onlardan hizmet faturası alabilir ve böylelikle tüm harcamalarınızı gider olarak gösterebilirsiniz.

blank

Stok çıkış yöntemi

Stok tutmayı gerektiren bir ticaret sürdürüyorsanız kar zarar hesabınızı yaparken iki farklı yöntem kullanabilirsiniz. “İlk giren ilk çıkar” ya da “son giren ilk çıkar”. Özellikle stokta kalma süresi uzadıkça bu yöntemlerden hangisini kullandığınız önemini artırıyor.

Bilgisayar sattığınızı varsayalım. 2 ay önce 80TL maliyetle stoğunuza giren bir cihazı 100TL’den satışa çıkardığınızı düşünelim. Bugün döviz artışıyla birlikte maliyeti 90TL’ye satış fiyatı 110TL’ye yükselmiş ve satılmış, satılmadan hemen önce de stoğunuza aynı üründen bir adet daha girmiş olsun.

Bu senaryoda “ilk giren ilk çıkar” prensibiyle hesaplarsak 110-80=30TL üzerinden vergi ödemeniz gerekir.

“Son giren ilk çıkar” prensibiyle maliyet hesaplandığında ise 110-90=20TL üzerinden vergi hesaplamanız gerçekleşir ve daha az vergi çıkar.

Demirbaş sınırı

İşinizi sürdürmek veya ofisiniz için satın alacağınız demirbaşlarda amortismana girmeden direkt olarak kabul edilebilen bir sınır bulunuyor. Bu miktarın altında fiyatla alınan demirbaşlara harcanan miktar direkt olarak gider yazılabiliyor.

Güncel amortisman sınırı için tıklayın.

Yemek çekleri&kartları kullanmak

Çalışanlara sağlanan yemek yardımlarının nakit olarak ödenmesi durumunda ödenen miktar üzerinden gelir vergisi kesilir. Bir kısmı istisna ile düşse de SGK primini de yükseltir. Yemek çekleri ya da kartları kullanmak ise belli bir miktara kadar gelir vergisi ödemekten kurtulmanızı sağlar. Bu yöntemle SGK primi ise hiç etkilenmez.

Güncel yemek ödemesi istisna miktarları için tıklayın.

İlgili Yazılar

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

blank